ATAKAN ‘DAN KOMPLE HİZMET: Makina tedariki & Uygulama danışmanlığı & Markalaşma danışmanlığı Spot: Konfeksiyon uygulama mühendisi ile firmalara özel çözümler sunan bir danışmanlık hizmeti veren ve KMC işbirliği ile yurtdışı pazarlarda markalaşma konusunda yardımcı olan Atakan, burada amaçlarının makina satışının yanısıra konfeksiyon sektörünün güçlenmesine katkıda bulunmak olduğunu belirtiyor. Atakan Endüstri Makinaları Genel Müdürü Kazım İnal: “Fabrika tarzı üretimi yaygınlaştırmalıyız. Markalaşarak değer basamaklarında yukarıya tırmanmalıyız.” Türkiye’nin en eski konfeksiyon makina tedarikçilerinden Atakan, bu piyasada hep bir adım önde olmayı gelenek haline getirmiş bir firma. Dürkopp Adler ,Strobel, Macpi, Ima gibi seçkin markaların Türkiye distribütörü olan Atakan Endüstri Makinaları A.Ş genel müdürü Kazım İnal’a göre önümüzdeki günlerde daha da kızışacak rekabetten kârlı çıkabilmenin tek yolu fabrika tarzı üretim anlayışının yerleşmesi. Son yılların krizleri ardından bazı firmaların teknolojik yatırıma ara vermesinin zararlarına değinen Kazım İnal, ucuz ve harcıalem makinalar ile konfeksiyon imalatının gelişemeyeceğini, hatta bugünkü konumunu bile koruyamayacağını belirtiyor. Görünüm okurları için ‘Fabrika tarzı üretim’ kavramını biraz açar mısınız? Konfeksyonun tanımı, terzilikten ayrılan yanı, kısa sürede yetiştirilebilen nispeten ucuz işgücü ama spesyal makina parkı ve hassas bir planlama ile, standart kaliteyi, işletme maliyetini düşük tutarak üretmektir Örneğin 500 işçi çalıştıran bir yer ancak büyük bir atölye iken , eğer yapısı planlı ve programlı ise, daha iyi organize olmuş ise 20 makinalık bir tesis fabrikadır. Bu küçük fabrika o büyük atölyeden daha sağlam temellerde oturur, krizleri daha kolay atlatır, daha çok para kazanır. Önemli olan organizasyondur, önemli olan yatırım maliyeti değil üretim maliyetidir. Bu durumda 200 dolarlık bir makine, yerine göre 20 bin dolarlık ama para kazandıran bir makinadan daha pahalı olabilir. 2005’te kotalar kalkınca rekabet daha kızışacak.Sahneye yeni oyuuncular çıkacak. Bizim ucuz işçilikle rakiplerimizle başa çıkmamız mümkün değil, çünkü yeni oyuncuların işçi maliyetleri bizimle karşılaştırılamayacak kadar düşük. Tek yapabileceğimiz Çin’in, Bangladeş’in ve Hindistan’ın yapamayacağı sofistike malları hızlı ve esnek üretim yapabilmek. Onun da çaresi fabrika organizasyonunda planlı üretimdir. Şu an Türkiye gerek pazarlar yerleşiklik gerekse know-how olarak Çin’in 10 - 15 yıl ilerisinde. Eğer yanlış adımlar atıp bu avantajımızı kaybetmezsek, konfeksiyon, ihracatın lokomotifi olmaya devam eder. Teknolojik yatırıma devam etmemiz şart. Bir firmanın modernleştirme ihtiyacı örneğin 500 bin dolarlık bir yatırım gerektirsin ama bu kadar kaynak ayrılamasın. Biz diyoruz ki firma planını yine 500 bin dolara göre yapsın. Bugün, önceliğine göre 50 bin dolar yatırsın ama bu 50 bin büyük resmin bir parçası olsun. Yatırımına da tümüyle bu plan çerçevesinde kaynak biriktikçe devam etsin. Bir çok firma yeterli yatırım kaynağı olmadığında gereken makina yerine “ucuz” makinalar alıp, sekiz ay sonra çöpe atıyor. Bu durumda belki günü kurtarıyor ama artı değer yaratıp gerekli kaynağı hiçbir zaman biriktiremiyor. Dünya ticaretinin baştan yazılmasına az bir zaman kala kotalardan kurtulmaya hazırlanan Çin sizce 2005’e nasıl hazırlanıyor? Çin son derece bilinçli hareket ediyor. Dünyada son yıllarda en modern üretim yapan, en organize fabrikalar Uzak Doğu’da kuruldu. Çin bizde satılan harcıalem makinalarını ancak kendi iç piyasasına yönelik basit ürünlerin imalatında kullanıyor, ama ihracata yönelik üretiminde en yeni teknolojiden yararlanıyor. Dürkopp Adler’in ürettiği 100 otomatın 53 tanesini Çin satın alıyor. Biz bugün müşterilerimize iyi bir ceket fabrikası gezdirebilmek için Çin’e gidiyoruz. Ağlamak yerine yapabileceğimiz işler var. Çin’in bize ağır mallarda, moda spor dış giyimde , klasik giyimde, kadın-erkek dış giyimde rakip olabilmesi için bu piyasada daha bir süre pişmesi lazım.Bu süreyi iyi kullanmalıyız. Konfeksyonun tanımına uygun üretmeli, dış pazarlarda hızla markalaşarak pazar payımızı sağlama almalıyız. Atakan Makina olarak müşterilerinize verdiğiniz hizmetlerden bahseder misiniz? 67 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Atakan, dikiş dikilen sanayimizin ilk günlerinden bu yana tedarik ettiği spesyal makinalarla, manuel, yarı otomatik ve tam otomatik sistemlerle işçilik hatalarını en aza indiren , üretim maliyetlerini düşüren, işletmenin verimini arttıran makina parklarını oluşturulmasına yardımcı olmaktadır. İlk kurulduğumuz günden beri yatırım malı tedarikçiliğinin ve bu işte sürekli olarak ayakta durabilmenin ana şartının iyi bir satış sonrası servis olduğunun farkındayız. Daha Türkiye’de teknisyene gerekli önem verilmezken, daha 70li yıllarda, biz önce Alman daha sonra Almanya’da eğitim görmüş Türk teknisyenlerle hizmet vermeye başladık. Bugün de pazarladığımız tüm spesiyal makinaların bütün satış sonrası teknik servisini uzman teknik kadromuzla gerçekleştiriyoruz. Koruyucu bakım sistemimizle “sıfır makina duruşu”nu hedefliyoruz. Bir buçuk yıl önce bir adım daha atarak Türkiye’de ilk ve halen tek olan bir hizmet vermeye başladık. Kadromuzdaki konfeksiyon uygulama mühendisimiz ile firmalara danışmanlık hizmeti veriyoruz. Dünyaca meşhur Hohenstein Enstitüsünden mezun arkadaşımız bilgisini 17 yıl boyunca üretim müdürlüğünü yaptığı lider konumdaki çeşitli konfeksyon firmalarında edindiği tecrübe ile pekiştirmiştir Yeni kurulan veya mevcut tesislerde yaptığı analiz çalışmalarından sonra mühendisimiz, o firmaya yönelik problemlerin çözümleri ile ilgili seminerler veriyor. Müşterilerimizin rekabet gücünü arttırıyor. Altı aydır da konfeksiyon sanayimizin en önemli çıkış yollarından biri olduğuna inandığımız markalaşma konusuna ağırlık veriyoruz. Bu konuda uzman Alman KMC Danışmanlık firmasıyla işbirliği yapıyoruz.. Yurt dışında kendi markasıyla sağlam bir pazar payı edinmek isteyen, üretim – toptancılık - perakendecilik - eğilim belirleyicilik (trend setter) şeklinde özetleyebileceğimiz değer basamaklarında yükselerek kar marjlarını arttırmak isteyen yerli firmalara hizmet veriyoruz. KMC 35i aşkın değişik ülke için danışmanlık yapıyor. Bir firmanın hangi ülkede hangi ürünü, nasıl, kaça satılabileceğinden, reklam konseptlerine kadar, tezgahtar eğitiminden, müşteri frekansı ölçümüne kadar birçok alanda hizmet veriyor. KMC’nin diğer danışmanlık firmalarından en belirgin farkı ise hizmetini analiz ve strateji aşamasında kesmemesi, istenirse taktik, gerçekleştirme ve uygulama takibi aşamalarına kadar her safhada firmanın bizzat yanında yer alması. |