ATAKAN AYLIK BÜLTENİ
 
 

ATAKAN ‘DAN KOMPLE HİZMET:

Makina tedariki & Uygulama danışmanlığı & Markalaşma danışmanlığı Spot: Konfeksiyon uygulama mühendisi ile firmalara özel çözümler sunan bir danışmanlık hizmeti veren ve KMC işbirliği ile yurtdışı pazarlarda markalaşma konusunda yardımcı olan Atakan, burada amaçlarının makina satışının yanısıra konfeksiyon sektörünün güçlenmesine katkıda bulunmak olduğunu belirtiyor. 

Atakan Endüstri Makinaları Genel Müdürü Kazım İnal:

“Fabrika tarzı üretimi yaygınlaştırmalıyız. Markalaşarak değer basamaklarında yukarıya tırmanmalıyız.”  

Türkiye’nin en eski konfeksiyon makina tedarikçilerinden Atakan, bu piyasada hep bir adım önde olmayı gelenek haline getirmiş bir firma. Dürkopp Adler ,Strobel, Macpi, Ima gibi seçkin markaların Türkiye distribütörü olan Atakan Endüstri Makinaları A.Ş genel müdürü Kazım İnal’a göre önümüzdeki günlerde daha da kızışacak rekabetten kârlı çıkabilmenin tek yolu fabrika tarzı üretim anlayışının yerleşmesi. Son yılların krizleri ardından bazı firmaların teknolojik yatırıma ara vermesinin zararlarına değinen Kazım İnal, ucuz ve harcıalem makinalar ile konfeksiyon imalatının gelişemeyeceğini, hatta bugünkü konumunu bile koruyamayacağını belirtiyor.  

Görünüm okurları için ‘Fabrika tarzı üretim’ kavramını biraz açar mısınız?

Konfeksyonun tanımı, terzilikten ayrılan yanı, kısa sürede yetiştirilebilen nispeten ucuz işgücü ama spesyal makina parkı ve hassas bir planlama ile, standart kaliteyi, işletme maliyetini düşük tutarak üretmektir

Örneğin 500 işçi çalıştıran bir yer ancak büyük bir atölye iken , eğer yapısı planlı ve programlı ise, daha iyi organize olmuş ise 20 makinalık bir tesis fabrikadır. Bu küçük fabrika o büyük atölyeden daha sağlam temellerde oturur, krizleri daha kolay atlatır, daha çok para kazanır. Önemli olan organizasyondur, önemli olan yatırım maliyeti değil üretim maliyetidir. Bu durumda 200 dolarlık bir makine, yerine göre 20 bin dolarlık ama para kazandıran bir makinadan daha pahalı olabilir.

2005’te kotalar kalkınca rekabet daha kızışacak.Sahneye yeni oyuuncular çıkacak. Bizim ucuz işçilikle rakiplerimizle başa çıkmamız mümkün değil, çünkü yeni oyuncuların işçi maliyetleri bizimle karşılaştırılamayacak kadar düşük. Tek yapabileceğimiz Çin’in, Bangladeş’in ve Hindistan’ın yapamayacağı sofistike malları hızlı ve esnek üretim yapabilmek. Onun da çaresi fabrika organizasyonunda planlı üretimdir.

Şu an Türkiye gerek pazarlar yerleşiklik gerekse know-how olarak Çin’in 10 - 15 yıl ilerisinde. Eğer yanlış adımlar atıp bu avantajımızı kaybetmezsek, konfeksiyon, ihracatın lokomotifi olmaya devam eder. Teknolojik yatırıma devam etmemiz şart.

Bir firmanın modernleştirme ihtiyacı örneğin 500 bin dolarlık bir yatırım gerektirsin ama bu kadar kaynak ayrılamasın. Biz diyoruz ki firma planını yine 500 bin dolara göre yapsın. Bugün, önceliğine göre 50 bin dolar yatırsın ama bu 50 bin büyük resmin bir parçası olsun. Yatırımına da tümüyle bu plan çerçevesinde kaynak biriktikçe devam etsin. Bir çok firma yeterli yatırım kaynağı olmadığında gereken makina yerine “ucuz” makinalar alıp, sekiz ay sonra çöpe atıyor. Bu durumda belki günü kurtarıyor ama artı değer yaratıp gerekli kaynağı hiçbir zaman biriktiremiyor.

Dünya ticaretinin baştan yazılmasına az bir zaman kala kotalardan kurtulmaya hazırlanan Çin sizce 2005’e nasıl hazırlanıyor?

Çin son derece bilinçli hareket ediyor. Dünyada son yıllarda en modern üretim yapan, en organize fabrikalar Uzak Doğu’da kuruldu. Çin bizde satılan harcıalem makinalarını ancak kendi iç piyasasına yönelik basit ürünlerin imalatında kullanıyor, ama ihracata yönelik üretiminde en yeni teknolojiden yararlanıyor. Dürkopp Adler’in ürettiği 100 otomatın 53 tanesini Çin satın alıyor. Biz bugün müşterilerimize iyi bir ceket fabrikası gezdirebilmek için Çin’e gidiyoruz.

Ağlamak yerine yapabileceğimiz işler var. Çin’in bize ağır mallarda, moda spor dış giyimde , klasik giyimde, kadın-erkek dış giyimde rakip olabilmesi için bu piyasada daha bir süre pişmesi lazım.Bu süreyi iyi kullanmalıyız. Konfeksyonun tanımına uygun üretmeli, dış pazarlarda hızla markalaşarak pazar payımızı sağlama almalıyız.

Atakan Makina olarak müşterilerinize verdiğiniz hizmetlerden bahseder misiniz?

67 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Atakan, dikiş dikilen sanayimizin ilk günlerinden bu yana tedarik ettiği spesyal makinalarla, manuel, yarı otomatik ve tam otomatik sistemlerle işçilik hatalarını en aza indiren , üretim maliyetlerini düşüren, işletmenin verimini arttıran makina parklarını oluşturulmasına yardımcı olmaktadır.

İlk kurulduğumuz günden beri yatırım malı tedarikçiliğinin ve bu işte sürekli olarak ayakta durabilmenin ana şartının iyi bir satış sonrası servis olduğunun farkındayız. Daha Türkiye’de teknisyene gerekli önem verilmezken, daha 70li yıllarda, biz önce Alman daha sonra Almanya’da eğitim görmüş Türk teknisyenlerle hizmet vermeye başladık. Bugün de pazarladığımız tüm spesiyal makinaların bütün satış sonrası teknik servisini uzman teknik kadromuzla gerçekleştiriyoruz. Koruyucu bakım sistemimizle “sıfır makina duruşu”nu hedefliyoruz.

Bir buçuk yıl önce bir adım daha atarak Türkiye’de ilk ve halen tek olan bir hizmet vermeye başladık. Kadromuzdaki konfeksiyon uygulama mühendisimiz ile firmalara danışmanlık hizmeti veriyoruz. Dünyaca meşhur Hohenstein Enstitüsünden mezun arkadaşımız bilgisini 17 yıl boyunca üretim müdürlüğünü yaptığı lider konumdaki çeşitli konfeksyon firmalarında edindiği tecrübe ile pekiştirmiştir Yeni kurulan veya mevcut tesislerde yaptığı analiz çalışmalarından sonra mühendisimiz, o firmaya yönelik problemlerin çözümleri ile ilgili seminerler veriyor. Müşterilerimizin rekabet gücünü arttırıyor.

Altı aydır da konfeksiyon sanayimizin en önemli çıkış yollarından biri olduğuna inandığımız markalaşma konusuna ağırlık veriyoruz. Bu konuda uzman Alman KMC Danışmanlık firmasıyla işbirliği yapıyoruz.. Yurt dışında kendi markasıyla sağlam bir pazar payı edinmek isteyen, üretim – toptancılık - perakendecilik - eğilim belirleyicilik (trend setter) şeklinde özetleyebileceğimiz değer basamaklarında yükselerek kar marjlarını arttırmak isteyen yerli firmalara hizmet veriyoruz. KMC 35i aşkın değişik ülke için danışmanlık yapıyor. Bir firmanın hangi ülkede hangi ürünü, nasıl, kaça satılabileceğinden, reklam konseptlerine kadar, tezgahtar eğitiminden, müşteri frekansı ölçümüne kadar birçok alanda hizmet veriyor. KMC’nin diğer danışmanlık firmalarından en belirgin farkı ise hizmetini analiz ve strateji aşamasında kesmemesi, istenirse taktik, gerçekleştirme ve uygulama takibi aşamalarına kadar her safhada firmanın bizzat yanında yer alması.

     
     

Dürkopp Adler’in yeni ayırıcı niteliği:

“green line”

 

Dürkopp Adler çevreci koşulların uygulanmasını destekliyor.

“green line” sadece bir logo değil. Bu etiket Dürkopp Adler firmasının çevreye duyarlılık konusunda öncülüğünü simgelemektedir.

 

 

Bielefeld’li sanayi dikiş makineleri üreticisi Dürkopp Adler için en önemli önceliklerden bir tanesi “Çevre ve Doğal Kaynakların korunması”dır. Tam 10 yıl önce çevreye duyarlı bakış açısının kıstaslarını belirlemiş olan kuruluş, hem ürettiği makinaların, hem de üretim prosesinin daha çevreci özelliklere sahip olması için gerekli önlemler almak üzere çalışmalarını hızlandırmıştır.

Bu çalışmanın odak noktasını “green line” etiketiyle çevreci ve doğal kaynakların korunmasına duyarlı yeni bir sanayi dikiş makinaları ve otomatları kuşağı tanımlamak oluşturmaktadır.. Bu konuyu firma dahilinde ileriye götürmekle görevli ve pazarlama, Ar-Ge, üretim ve ürün yönetmenliğinden oluşan bir ekip kurulmuştur. Hedef Dürkopp Adler Firmasının, bu branştaki lider konumunun 1 yıl içinde daha da ileriye taşınmasıdır. Bu yeni etiketi taşıyan ürünlerden ilki 281 sınıfı makinedir.

Projenin en büyük avantajı , zaten 10 yıldan bu yana sürdürülmekte olan çevreci bakış açısıdır. Hali hazırda çevreciliğe duyarlı iş politikasını sürdüren Dürkopp Adler AG Firmasının yönetim kurulu başkanı ve sözcüsü Alfred Wadle “ Bizler Dürkopp Adler Firmasında çevreciliği keşfedecek noktayı çoktan geçtik. Bizler zaten alternatif üretim malzemeleri kullanıyoruz. Özellikle daha fazla sentetik malzeme uygulaması yaparak sac kullanımını azalttık. Bu değişimin en önemli sebeplerden biri, sac malzemenin yüzeyinin galvanize işlemi görmesi ve ayrıca bir sertleştirme uygulamasının gerekli oluşuydu. Zira bu işlemler hem zehirli atık madde üretmekte hem de enerji israfına yol açmaktaydı. Aynı zamanda makinalarda mekanik parça adedini azaltmayı başararak üretimde enerji tasarrufunu sağladık. Dürkopp Adler makinelerinin daha az elektrik sarfettiğini ve daha az ısı yaydığını belgelemek üzere makineleri sürekli çalışım testine tabi tutuyoruz.”

Dikiş tekniği dalında çevrecilik konusu giderek daha önemseniyor. Bu nedenle sadece Avrupalı ve Amerikalı müşteriler doğal kaynakları koruyan makinelere yatırım yapmakla kalmıyor, artık uzak doğu pazarında da makinelerin seçiminde çevreci özellikler dikkate alınıyor. “Çinde enerjinin etkin kullanımı çok önemli bir rol teşkil etmektedir.” diyen Alfred Wadle “Giderek daha çok kuruluşun hangi ürünü satın alacağı kararı buna bağlı oluyor.” dedi.

Sürekli testlerle Enerji Sarfiyatının tespit edilmesi

Dürkopp Adler Çevreci-Kuralların uygulamasını başlattı. Bu konudaki ilk adım ise, Dürkopp Adler dikiş makinelerini ve otomatlarını sürekli teste tabi tutarak, rakip makinelere kıyasla enerji sarfiyatını belirlemekle atılmıştır. Bunun için makineler, gerçek işletme koşullarında çalıştırılmaktadır. Dürkopp Adler Proje Müdürü Frank Pannwitz uygulanan test koşullarını “ Bizim için önemli olan mümkün olduğunca gerçek enerji sarfiyatını belirleyebilmektir.” şeklinde açıklamaktadır.

Firmanın Bielefeld’deki ana binasında bulunan test laboratuarındaki ilk test adayı, 281 serisi makinedir. Düz dikiş makineleri işletme içinde farklı operasyonlarda kullanıldığı için, gerçek enerji sarfiyatını belirlemek oldukça zordur. Bu nedenle sürekli çalışma testinde düz dikiş makinesi, sık sık önce son hız çalıştırılır, sonra durdurulur ve tekrar hızlandırılır. Enerjinin büyük bir bölümünün hızlanırken harcandığını biliyoruz.” diyen Frank Pannwitz, “ Düz dikiş makinesini yarım saat boyunca çalıştırıp, yarım saat boyunca durdurmakla gerçekçi bir değer elde edemeyiz, zira bu şekilde hızlanmadakinden çok daha az enerji sarfiyatı olmaktadır.” şeklinde ekledi.

Bir sonraki test adayı 580 gözlü ilik otomatı serisidir. Bu test için şartlar daha kolay sağlanabilir, zira standart iş uygulaması yapılmaktadır. Gelecek sene rakiplere karşı daha fazla makineyi test edeceğiz. Sürekli çalışma testlerinin sonuçları açıklanması esastır. “Dürüst sonuçlar istiyoruz.” diyen Pannwitz, Dürkopp Adler makinelerinin sonuçlarının çok iyi olduğundan emin olmalıyız, Cereyan sarfiyatının azaltılması için çok yatırım yaptık ve bu yatırıma değer.” dedi.

Dürkopp Adler Firmasının kıstaslarını ve test sonuçlarını kamuya açık bir şekilde değerlendiriyor. “Aslında her üreticinin açıkladığı sonuçların birbiriyle kıyaslanabilmesi için branşımızda genel bir test süresine ihtiyacımız var .” diye vurgulayan Pannwitz, “Teknolojinin lideri olarak, teknik konularda bu gibi konuları harekete geçirmek bizim görevimizdir ve umuyoruz ki, rakip firmalar da bu adıma katılırlar.” diye ekledi.

 

   
     
     

Dürkopp Adler

düz dikiş makinasında

çıtayı yükseltti

281 –Üniversal kullanım için Premium sınıfı

tek iğne – çift kilit dikiş – düz dikiş makinesi

Müşterilerin tüm ihtiyaçlarına mükemmel uyum: 281 düz makinada çıtayı yükseltiyor

Yeni kuşak düz dikiş makinası 281 Premium, enerji tasarrufu,çok az servis gerektirmesi, anamile entegre edilmiş gerçek doğrudan tahrikli DC motoru ile sanayi dikiş makinalarında çıtayı hayli yükseltmektedir. Dikiş tekniği öncüsü Dürkopp Adler Firmasının bu makinesi, müşteri odaklı teknoloji uygulamasıyla olduğu gibi, çevreci ve doğal kaynakları koruyucu konstrüksiyonuyla da kendini ispatlamaktadır.

Dürkopp Adler Firmasının Konfeksiyon Bölümü Müdürü Dietrich Kaehler “ Uzakdoğu pazarındaki müşterilerimiz de dahil herkes mükemmel fonksiyon ve yüksek esnekliğin yanı sıra az enerji sarfeden dikiş makinelerini tercih etmektedirler. “ dedi ve “ Bu nedenle, 281 sınıf makineyi geliştirerek, hem müşteri taleplerini yerine getirmiş olduk, hem de bunu oldukça cazip bir fiyat politikasıyla başardık.” diye ekledi.

281 sınıfı düz dikiş makinesi hem iç, hem de dış özellikleriyle kendini ön plana çıkarmaktadır:” Yağsız dikiş kafası” (sadece çağanoz yağlamalı) ve “Tam Yağsız dikiş kafası” (kuru çağanoz) çeşitleriyle makinanın kafasında yağ olmaması sayesinde, dikilen malzemenin kirlenmesini önlediği gibi,makina içinde her zaman da temiz bir çalışma alanı sağlamaktadır.

Ergonomik Premium tasarımı, manuel ileri/geri işlemi tuşu gibi kolay kullanılabilir fonksiyon tuşları sayesinde en zor operasyonlar bile basitleştirilmektedir. Ayrıca boyun üzerine eklenen bir kasnak sayesinde her tür malzemeye göre dikiş ayağının baskısı hassas ve tekrarlanabilir şekilde ayarlanabilmektedir.

Enerji tasarrufu sağlayan dikiş motoru makine anamilinin entegre bir parçasıdır.Bu sayede 110 VA gibi inanılmaz derecede az enerji sarfeder. 281 sınıfı makine kendi dalında rekor kıracak kadar sessiz ve yumuşak çalışmasıyla, gürültü ve titreşim seviyesi gayet düşüktür.Dakikada 5000 batıma varan dikiş hızına sahiptir.

281 Premium makinenin temel donanımına, temiz bir dikiş başlangıcı için gerekli olan elektronik iplik çekme (tokatlama) , otomatik iplik kesme , ileri/geri otomatiği, motor kumanda paneli ve inceden orta kalınlığa olan malzemeler için tasarlanmış üniversal dikiş tertibatı dahildir.

Verimli tekniği, mükemmel dikiş kalitesi ve çok yönlü kullanımı ile 281 Premium konfeksiyon sektörünün her alanında yüksek kullanım esnekliği olan üniversel bir işletme aracına dönüşmektedir.

Devrimsel nitelikleri olan 281 Premium sınıfı Dürkopp Adler Türkiye mümessili Atakan Endüstri Makinaları teşhir salonlarında denenebilir .İzmir’de kurulu Hugo Boss gibi seçkin müşterilerde yapılan işletme uygulamaları, makinanın müşterilerin yüksek beklentilerini yerine getirdiğini göstermektedir. Dietrich Kaehler, “ 281 sınıfı makine, ilk alan denemesini öyle bir zaferle tamamlamıştır ki, deneyen müşteriler ondan vazgeçmek istemiyorlar.” diyor

Yüksek verimli teknik, mükemmel dikiş, ve çok amaçlı kullanım imkanı

 

   
     
     

Dünya Çapında Bir Başarı

Dürkopp Adler Firması’ndan Saya Üretimi için Yeni Kuşak Dikiş Makineleri

Bir başarı öyküsü: M-Tipi 888 önemli sayacılar tarafından 1 numara seçildi

Dürkopp Adler Firmasının dikiş tekniği bölümünde saya üretimi için çok başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bielefeld’deki geleneksel işletmenin Endüstri Bölümü Müdürü ve aynı zamanda Firmanın kardeş kuruluşu Minerva Firmasının Pazarlama ve Satış Sorumlusu Markus Bachmann :” 2007 içinde rakiplerimize karşı pazardaki payımızı arttırarak beklentilerimizin çok üzerinde bir başarı elde etmiş bulunmaktayız.” diyerek varılan durumdan memnuniyetini bildirdi

“Dürkopp Adler Dikiş tekniğinin saya üretimindeki başarısının nedenleri arasında öncelikle kalite yer almaktadır” diyen Bachmann, “ makinelerimiz bu zorlu pazarda kendini ispatlamıştır.” şeklinde konuştu.

“Özellikle 4180i, 4280i ve M-Tipi 888 makine modelleri bir çok işletmenin birinci tercihi arasında yer almaktadır. Gelişimi hızlandıran olgulardan biri ise müşterilerimizin, özellikle Hindistan pazarındaki bir çok kuruluşun, kalitenin yanısıra esnekliğe verdiği önemden kaynaklanmaktadır. “Asya pazarının, özellikle Hindistan’ın, uzun zamandan beri artık kalitesiz ucuz mal üretmediğini” vurgulayan Bachmann, “ Artık işletmelerde üretimi daha etkin hale getirmek ve müşteri taleplerini karşılamak için yüksek teknolojiye ihtiyaç duyulmaktadır.” diye ekledi.

Beklentiler, her konuda olduğu gibi dikiş makinelerinin esnekliğinin de yükselmesiyle pazara en iyi ürünü sunma arayışına doğru gitmektedir. Bu konuda Dürkopp Adler makineleri rakipsiz bir şekilde zirveye yerleşmiştir. Markus Bachmann: “ müşteri beklentilerini mükemmel bir şekilde karşılamayı başardık ve makinalarımıza taleplerin artması başarımızı göstermektedir. “ dedi. Saraciye bölümüne Hindistan’ın yanısıra yüksek kalitede ayakkabı üretimi ile gelenekselleşmiş İtalya ve Brezilya dan talep yağmaktadır.

Başarıdaki en büyük paylardan biri Çek Cumhuriyeti’nin Boskoviçe kentinde bulunan fabrikadır. Dürkopp Adler grubu içinde önemli bir kardeş kuruluş olan Minerva’da ayakkabı makinelerinin geliştirilmesi ve üretimi konusunda çok eskiye dayanan bir gelenek olup, 1938 yılından bu yana saya dikiş makineleri üretilmektedir. 1977 yılında Minerva firması tamamen Dürkopp Adler gurubuna katılmıştır.

Bu modern kuruluşta aynı zamanda eğitim hizmeti de verilmektedir. Aralık 2007 de İtalya’dan yaklaşık 30 firma Dürkopp Adler’in İtalya şubesinin satış toplantısına katılmak üzere Boskoviçe’de buluştu. “İşletme yapısının sürekli olarak iyileştirilmesi ve çok sayıda eğitim yapılması başarıya giden yolda önemli bir unsurdur.” diyen Markus Bachmann, Dürkopp Adler Firmasının ayakkabı üretimi bölümündeki özel makineleriyle daha uzun yıllar bu pazara sahip olacağından oldukça emin olduğunu belirtti.

Dürkopp Adler’in en yeni teknoloji ürünü bu saya makinalarını da Türkiye mümessili Atakan Endüstri Makinaları’nın teşhir salonlarında deneyebilirsiniz.

Başarınızın garantisi: 4180i ve (resimdeki) 4280i kaliteli saya pazarının vazgeçilmez makinalarıdır.

 
   
     
   

Dikiş Tekniğinde 40 yıldır Eşi Yok

Dikiş makinalarını özel uygulamalar için otomata dönüştüren KMF Firması da M-Tipi Dürkopp Adler makinelerini müthiş buldu.

Uygulamada eşsiz başarı: Dürkopp Adler M-Tipi 867 uzun kafa makinası KMF’nin otomobil koltuk kılıfı üretimi için geliştirdiği otomatda

Dürkopp Adler Böbingen’den büyük övgü aldı! Böbingen / Rems’de kurulu KMF International Textilmaschinene AG Firmasının Satış Müdürü Werner Hamel, Dürkopp Adler Firmasının M-Tipi dikiş makinlerinden 867 uzun kafalı makinesinin KMF otomatlarındaki uygulama neticesini övdü.

“Bu, kırk yıllık iş tecrübemde çok sık rastlanan bir durum değil” diyen Hammel “KMF otomatlarından 3123-3 modelde ilk defa uygulamaya alınan bu makine daha ilk dikişten itibaren mükemmel sonuç verdi.”

Dürkopp Adler Firmasının döşeme ve otomotif bölümünün Üretim Müdürü Frank Hesslich “KMF Firmasından aldığımız bu övgüden dolayı memnuniyet duymaktayız.” dedi ve “Özellikle de makineleri geliştirerek farklı fonksiyonlar katan ve bu konuda en büyük önemi kaliteye veren bir firmanın bunu belirtmesi, bizlerin müşteriye odaklı ve mükemmeliyetçi stratejimizin doğru olduğunu göstermektedir. “ diye ekledi.

KMF International Textilmaschinene AG Firması standart makineleri uygulamaya özgü optimizasyonları ile dünya çapında tartışmasız bir konumdadır. KMF Firmasının dikiş sistemleri, aparatları ve özel makineleri, otomobil koltuk kılıfı üretiminde,bahçe mobilyaları minderlerinde, perde üretiminde, ve konfeksiyonda kullanılmakta olup, bu alandaki gücü ise müşteri odaklı bire bir çözüm üreten bir sisteme sahip olmasıdır. Mükemmel bilgi birikimi ve yaratıcılık potansiyeliyle KMF Firması pazardaki yerini başarılı bir şekilde temsil etmektedir.

Dürkopp Adler Firması M-Tipi makine serisiyle bir vizyonu gerçekleştirmiştir, zira ağır işler için geliştirilen bu dikiş makinesi, her türlü orta kalınlıkta ve ağır işin uygulanabilmesi için tasarlanan platformla fonksiyon ve esneklik konusunda yepyeni bir boyut katmıştır. Çift kilit dikiş, düz tablalı 867 sınıf makine M-Tipi serinsinde modern tasarımı, geniş bir çalışma alanı 12 mmye kadar dikiş adımı ve Nm10 a kadar kalın ipliklerle sorunsuz dikebilme özelliğiyle çığır açmaktadır. Yüksek kapasiteli parametreler zengin donanımla birleşen özellikleriyle 867 makine, üniversal işlerde mükemmel bir işletme aracı halini almaktadır.

Dürkopp Adler’in çığır açan bu platformunu denemek ve KMF nin sizin uygulamalarınıza getireceği özel otomasyonları görüşmek için her iki firmanın da Türkiye mümessili olan Atakan Endüstri Makinaları uzmanlarına baş vurabilirsiniz.